Hak, sarayda değil; mazlumun yüreğindedir Abdal Musa

  • 0
  • 11 views

Anadolu’nun karanlık zamanlarında;
insanın insanı ezdiği,
inancın iktidara teslim edilmek istendiği bir çağda
Abdal Musa şöyle seslenmiştir:
“Hak, sarayda değil; mazlumun yüreğindedir.”
Bu söz, yalnızca tarihsel bir öğüt değil; bugün hâlâ yolumuzu aydınlatan ahlaki bir pusuladır. Biz Aleviler, yüzyıllardır maruz kaldığımız inkâr, asimilasyon ve ayrımcı politikalara karşı eşit yurttaşlık talebimizi dile getirirken; Pirimiz Abdal Musa’nın ceminde verdiğimiz ikrara, yolumuza ve vicdanımıza bağlılığımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.
Söylemleri ve uygulamalarıyla Alevi toplumunu ötekileştiren; inançsal ve kültürel değerlerimize zarar veren tüm yaklaşımlara karşı şunu savunuyoruz:
İnsan olmanın gerektirdiği asgari şeref ve saygınlık herkes için geçerli olmalıdır.
Bizim mücadelemiz intikamcı değil onarıcıdır; ayrıştırıcı değil, birlikte yaşamı esas alan bir mücadeledir.
Alevi inancı; ehlileştirme, denetleme ve hizaya sokma politikaları üzerine kurulmamıştır.
Bizim yolumuz; zekâya, vicdana, ikrara ve rızaya dayanır.
İbadetimiz şekil değil ahlâktır;
cemimiz bir gösteri değil, toplumsal bir sözleşmedir.
İnancımız korkuyla değil, ikrarla yaşanır.
Bu toprakların kadim inançlarından biri olan Alevilik, tarih boyunca baskıya ve dışlanmaya rağmen varlığını korumuştur. Çünkü Alevilik yalnızca bireysel bir inanç değil; birlikte yaşama ahlâkı, rızalık düzeni ve toplumsal sorumluluk bilinci üzerine kurulmuş bir yol öğretisidir. Bu nedenle Alevilerin örgütlü olması bir tercih değil, yolun doğal sonucudur.
Tarihsel olarak Alevileri ayakta tutan şey; ne merkezi bir iktidar ne de dışarıdan sunulan koruma mekanizmaları olmuştur. Alevileri var eden; kendi iç örgütlenmeleri, ocak sistemi, cem erkânı, dede-talip ilişkisi ve lokma etrafında kurulan dayanışma kültürüdür.
Bugün ise Alevi toplumunun karşı karşıya olduğu en büyük tehlike yalnızca dış baskılar değildir. Dağınıklık, parçalanmışlık ve kendi gücünün farkına varamama hâli, yaşanan hak ihlallerini derinleştirmektedir. İnanç, kültür ve kimlik alanında süren sorunlar, örgütsüzlükten beslenmektedir.
Oysa artık:
• Kendi sözümüzü üretmenin,
• Kendi taleplerimizi kolektif akılla belirlemenin,
• Kendi geleceğimizi kendimizin kurmasının zamanıdır.
Bugün toplum genel olarak hasta edilmiştir.
Toplumsal işbirliğinden doğan özsaygı zayıflamış,
insani erdemleri eyleme geçiren değerler aşındırılmıştır.
Yoksulluk derinleşmiş, emek değersizleştirilmiş;
gençler, çocuklar, emekliler, işçiler darda ve zordadır.
Eşitsizlikler büyürken, dayanışma bilinçli olarak parçalanmaktadır.
İşte tam da bu koşullarda Alevi yolunun bize yüklediği temel sorumluluk şudur:
Birbirimizin Hızır’ı olmak.
Dayatmacı, gerici ve ayrımcı düşünceler adına zulmedenleri görmezden gelmemek;
her canlıyı ait olmadığı yere koyan anlayışlara karşı hak ve hukuku savunmak;
korkunun, yoksulluğun ve adaletsizliğin normalleştirilmesine razı olmamak ve buna karşı örgütlenmek zorunluluktur.
Eşit yurttaşlık; belirsizlikle değil, açıklık, güven ve samimiyetle mümkündür. Siyasal aktörlerin ve devlet kurumlarının Alevi toplumuna dair söylem ve politikalarını netleştirmesi; eşit yurttaşlık ilkesini açıkça sahiplenmesi zorunludur. Geçmişten bugüne uygulanan asimilasyon politikalarının yarattığı toplumsal ve inançsal kırılmalar görmezden gelinemez. Alevi toplumu, onarıcı bir barış diliyle sahiplenilmelidir.
Alevilerin kendi içinde örgütlenmesi, kimseye karşı olmak için değil;
kendi varlığını korumak,
gelecek kuşaklara onurlu bir yol bırakmak içindir.
Bu örgütlenme;
korkuyla değil cesaretle,
suskunlukla değil sözle,
dağınıklıkla değil dayanışmayla büyür.
Unutulmamalıdır ki:
Hızır, birbirine sahip çıkanların yol arkadaşıdır.
Bugün Alevi toplumu için yapılması gereken açıktır:
Birlikte düşünmek,
birlikte karar almak
ve birlikte yürümek.
Çünkü yol birdir.
Ve biz ancak birlikte yürüdüğümüzde güçlü kalırız.
Tarih boyunca olduğu gibi bugün de hatırlamalıyız:
Biz ancak birlikte var oluruz.
Biz ancak yan yana durduğumuzda ayakta kalırız.

GADEV  Çerağ Kadınları
Önceki Gönderi GADEV Çerağ Kadınları
Alevilikte Zaman, Yenilenme ve Anlam
Sonraki Gönderi Alevilikte Zaman, Yenilenme ve Anlam

Leave a Comment:

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir